Hz. SAFIYYE (r.a)

4 06 2007


 

Hz. SAFIYYE (r.a)

Hz. Muhammed (s.a.s)’in hanimlarindan biri.

“Ümmehâtül-Mü’minin” (Mü’minlerin anneleri)’nden biri olan Safiyye, Huyeyy b. Ahtab adinda Medine’deki yahudilerden Madirogullari kabilesi reisinin kiziydi. Huyeyy, Hz. Peygamber (s.a.s)e karsi müsriklerle isbirligi görüsmeleri yapan ve bundan dolayi müslümanlar tarafindan Medine’den uzaklastirilan Nadirogullari’nin lideriydi. Bu zorunlu göçten sonra bu kabilenin bir kismiyla Hayber tarafina gitmisti. Ahzab savasinda, Huyeyy de hücum edenlerle beraber gelmis ve Kureyzaogullarini müslümanlarin aleyhine kiskirtmak için onlarin kalelerine girmis, sonra da onlarin ugradigi akibete ugramis ve orada öldürülmüstü. Huyeyy’in kizi olan Hz. Safiyye’nin annesinin adi Durra idi.

Safiyye, önce kendi kabilesinden Sellam b. Miskem ile nikahlanmis; bir süre sonra bosanarak Kinâne b. Ebi Hukayk ile evlenmisti. Bu esi de Hayber savasinda öldürülenler arasindaydi. Ayrica yine bu savasta Safiyye, esi ve babasiyla birlikte kardesini de kaybetmisti. Safiyye savas esirleri arasindaydi. Bazi kaynaklar Safiyye’nin asil isminin Zeyneb oldugunu kaydeder. Arabistan’da reislere veya hükümdarlara düsen ganimet hissesine “Safiyye” denildigi ve bu sebeple, Zeyneb de Hayber savasinda esir olarak Rasûlüllah (s.a.s)’in hissesine düstügü için ona “Safiyye” denIlmisti. Esirler toplandigi zaman Dihyetül-Kelbî, Hz. Peygamber (s.a.s)’den bir cariye Istemis. O da Safiyye’yi vermisti. Ashabtan birinin, Safiyye’yi peygamberimizin almasinin daha uygun olacagini, zira bir reis kizi oldugu için mevkiinin bunu gerektirdigini söylemesi üzerine, Safiyye’yi geri almis, ona da baska bir cariye vermisti.

Yazının devamını oku »





Hazret-i Hafsa

4 06 2007

Ömer ibni Hattab’in Kizi – Mü’minlerin Annesi

 

 

Hazreti

 

 

Hafsa

 

radiyallahu anhâ

Hazret-i Hafsa radiyallahu anhâ Hz. Ömer (r.a)’in kizi… Bilgili ve kültürlü, irâdesi kuvvetli, sadakat sahibi bir Islâm hanimefendisi… O devirde okuma-yazma bilen pek ender, kültürlü kadinlardan… Üçüncü hicri yilda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin aileleri arasina katilarak mü’minlerin annesi olma serefini elde eden bahtiyarlardan…
O, Mekke’de Peygamberlik gelmezden (Bi’set’ten) bes sene önce dogdu. Babasi, Islâm tarihinde adâletiyle ün salan, ikinci halife Hz. Ömer (r.a)dir. Annesi Zeynep, Osman ibni Maz’ûn (r.a)’in kiz kardesidir. Babasi ile birlikte Mekke’de müslüman oldu. Ashab’tan Huneys ibni Huzâfe (r.a) ile evlendi. ilk müslümanlarin safinda yer alan bu bahtiyar kari-koca birlikte önce Habesistan’a, daha sonra Medine’ye hicret etti.
Huneys (r.a), Abdullah ibni Huzâfe (r.a)’in kardesidir. Bedir ve Uhud gazvelerine istirak etmistir. Her iki gazvede de kahramanca çarpisti. Uhud savasinda ciddi sekilde yaralandi. Medine’ye dönüldügünde sehadet serbetini içti. Hazreti Hafsa (r.anhâ) genç yasta dul kaldi.Hz. Ömer (r.a) kizinin dul olarak kalmasina gönlü râzi degildi. Biran önce onu evlendirmeliydi. O devirde iddetini tamamlayan kadinlarin fazla beklemeden evlenmesi daha uygun görülüyordu. Bir baba olarak Hz. Ömer (r.a) da kizinin iyi bir kimse ile evlenmesini arzu ediyordu. Bunun için düsündü, tasindi ve onu Hz. Osman (r.a)’a nikâhlamaya karar
verdi. Hz. Osman da o sirada dul kalmisti. Hanimi Peygamberimiz’in kizi Rukiyye (r.anhâ) vefat etmisti. Rahatlikla teklif yapilabilirdi. Vakit kaybetmeden Osman’a gitti. Kizi Hafsa’yi nikâhliyabilecegini söyledi. Bu konudaki görüsmeleri Abdullah ibni Ömer radiyallahu anhümâ bizzat babasindan söyle nakletmektedir:

Yazının devamını oku »





Hz. ÂISE (r.a.)

4 06 2007

Hz. ÂISE (r.a.)

 

Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)’e ilk iman eden onun en sadik arkadasi Hz. Ebu Bekr es-Siddîk’in kizi ve Hz. Peygamber’in zevcesi. Hicret’ten dokuz veya on sene önce Mekke-i Mükerreme’de dogdu. Annesi Ümmi Rûmân binti Âmir ibn Umeyr’dir. Hz. Âise çok küçük yasta müslüman olmustur.

Resulullah, ilk zevcesi Hatîcetü’lKübrâ hayatta iken baska bir kadinla evlenmemisti. Onun vefatindan sonra bir süre daha evlenmedi. Resulullah, Hatice (r.a.)’in ölümüne çok üzüldü. Osman ibn Maz’un’un hanimi Havle binti Hakim, Resulullah’a gelerek Ebu Bekr es-Siddîk’in kizi Âise ile evlenmesini teklif etti. Sonra da Resulullah adina Ebu Bekr’e giderek kizi Âise’yi istedi.

Hz. Âise’nin Resulullah’a nikâhlanmasi Hicret’ten iki veya üç sene önce oldu. Kaynaklar, bu nikâhlanma sirasinda Hz. Âise’nin yasinin küçük oldugunu kaydetmektedir. Nikâhin kiyilmasindan iki yil kadar zaman geçtikten sonra zifâf vukû bulmustur. Hz. Âise’nin o zaman dokuz veya on bir yasinda oldugu rivayet edilmektedir. Bu rivayetleri bazi tarihçiler cerhetmekte ve Âise validemizin evlendikleri zaman daha büyük oldugunu ileri sürmektedirler. Âise validemizden rivayet edilen bir hadiste, Hz. Cebrâil Âise’nin resmini ipek bir hirka içinde Resulullah’a getirmis ve “Bu, senin dünya ve ahirette zevcendir.” demisti. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bâkire olarak nikâhladiklari tek zevcesi vâlidemiz Hz. Âise’dir. Resulullah onu çok severdi. Ona ‘Hümeyra’ lâkabini vermis ve: “Dininizin yarisini bu Hümeyra’dan aliniz” buyurmuslardir. Hazret-i Âise, Medine’de Peygamberimizin muharebelerine katildi ve diger sahâbe hanimlari gibi harpte yaralilarin tedavisiyle bizzat mesgul oldu. Uhud gazâsinda sirtinda su ve yiyecek tasiyip yardim için Peygamber Efendimizin hep yaninda kalmisti. Hatta, peygamberimizin Uhud’da müsriklerin taslariyla yaralanan mübarek yüzlerine, hasir yakip, külünü basarak kanlarinin durmasini saglamisti. Hz. Âise bir ara Uhud’da kiliçla cepheye gitmek istemisse de, Resulullah buna müsaade etmemistir.

Yazının devamını oku »





Elmalı Hamdi Yazar Meali Sesli

4 06 2007

1. cüz

2.cüz

3.cüz